Yeni iş fırsatları yaratmak gerçekten zor mu?

Yollarda hız yapanları yakalamak için önce polislere radar veriyorsun, sonra da insanlara bu radarlara yakalanmamak için radar detector satıyorsun. Bilgisayarlara virüs bulaştırıp sonra virüs koruma programları satmak veya fast food gibi (bence) lezzetli yemekler üretip sonradan başkalarının diet veya sağlıklı beslenme programları satması gibi.

Devamı için tıklayın


Cell Phone Jammer da Japon'ların yeni buluşu; 3 metre içinde cep telefonu ile konuşanların hatlarını kesiyor! Yeni pazar oluşturmak için en iyi yollardan biri de halihazırda çok tüketilen, çalışan şeylerin ters yönündeki fırsatlara bakmak.

Bir de düzden bakalım !

Her geçen gün daha çok kişiyi gittiğimiz mekanlarda dizüstü bilgisayarlarıyla birşeyler yaparken görüyoruz. Ne yaptıklarını görmememiz için 3M™'in filitresi yanılmıyorsam 2004'de çıkmıştı (sadece tam karşıda oturan ekranı görebiliyor, yan gözle bakanların şansı yok!). Yandan bakıp birşey göremeyince, bu laptop'ların çoğunlukla siyah ve sıkıcı olan ekran arka kapağını (hatta tüm gövdeyi) renklendirme fırsatı doğdu. İster kişiselleştir, kendinle ilgi bir mesaj ver, istersen de reklam al. Girişimci tasarımcılara ve mecra pazarlayanlara yeni bir pazar fırsatı.

Hatta bir adım ileri gidip; bu arka kapakların da ekran olduğunu hayal edelim (monitor teknolojisi ucuzluyor).. Bu arka kapak monitörlere canlı, hareketli reklam alınabilir. Starbucks gibi kablosuz internete bağlanılabilen mekanları düşünün. Reklam göstermeye izin veren müşterilere bedava internet imkanı, hasaplarında indirim, vs.. Mekan içindeki internet bağlantısı üzerinden dükkanın kontrolünde olacak bu reklamlar.

Klasik TV reklamcılığından bir benzetme yaparsak;
  • Mekan: kanal sahibi veya yayıncı rolünde (reklamverenlerden kazanacak),
  • Mekana bilgisayarı ile gelen müşteri: mecra veya kanal (yiyip içtiklerinden indirim),
  • Mekana gelen diğer müşteriler: reklamları görecek kitle (sıkıcı siyah kapak görmekten iyidir. Akıllı mekan sahibi belki yapacağı anlık promosyonları buralardan duyurur, reklamları görecek müşteriler de kazanır).
İlginç bir iş modeli çıkabilir.

Arka kapağın monitör olmasını bekleyecek vaktim yok diyenler ise neden şimdiden mekan içinde internet bağlantılarını bir arayüz ile müşterilerine sunmuyorlar? İndirsin arayüzü laptop'una, alsın indirimi. Bu arayüzler sayesinde gelen müşterilerinle kurabileceğin muhteşem bir interaktif iletişim imkanın var. Müşteri İlişkileri Yönetimi'nin kralını yapmaz mısın?

Gizlemek için tıklayın

4 yorum yapılmış

tebrikler siten çok güzel!!! http://xprodoksit.blogspot.com/
siten gerçekten hoş olmuş ama şu yorum yap kısmı çok kaba gözüküyo bence...
bir de yazı da bahsettiğin olayı yıllar önce charli caplin (umarım yanlış hatırlamıyorumdur) filmlerinde yapmıştı.hani siyah beyaz sessiz sinemalar.bi sahnesini hatırlıyorum şu an camları kırıp cam satıyordu...
tabi bunu bizim filmlerimizde görmek de mümkün.bkz: kemal sunal fimlerinden bir kaçı :))
Seher sayesinde "yorum yap" gibi kaba bir iletişimi terk ettik.
Teşekkürler Seher.

Charlie Chaplin !
bu daha yaratıcı olmuş :))

Tıkla, sen de düşünceni yaz





                                        Blogger  Bağlantı verenler bu sitedeki yazı ve fikirler Creative Commons Lisansı ile korunmaktadır.